Biri için ölmek… XXIX

Bir önceki yazıyı okumak için tıklayın

27 Ocak 2020 09:06 Günaydııın sevgiliiiiim 😍
Böyle uyanmıştım 14:46da “Günaydın yaşama sebebim hayatımın anlamı 😍😘🤗” dedim hemen…

“ahh kalbim 😍” dedi 🙂 “Teşekkür ederim sevdiğim” diyerek günaydın mesajı için minnetimi dile getirmiştim. ve klasik hesap sormacaaaaaa “Yeni mi uyandın” dedi.

“Evet hayatım” dedim. “Kaçta uyudun” dedi……

Neyse, biraz saçma bi şarjlı diş fırçası muhabbetinden sonra… “Sen bilirsin hayatım 🤷‍♂” diye konuyu kapatıp “😘😘” iki tane öpücük almıştım. Resmen ödül maması verilen köpek gibi… Sevince anlamıyosun işte…

“Akşam gidiyoruz ?” dedi Eminönü’nü kast ederek, bende “Kendini iyi hissedersen evet” dedim. Yaşasınnnnn iki tane kalp gözlü emoji kazandım…. “😍😍”

“Aslında hiç iyi değilim ama yinede gitmek istiyorum” dedi.

19:04te aradım “Kaza yaptım” dedi, Hemen panikle “Nasıl kaza yaptın” dedim. “Motorun üstünde değilken” dedi. Benim hediye ettiğim geniş açı aynalarından birini kırmıştı… Pekte üzülmemişti sanki… Beraber sökücektik. Piçin biriyle birlikte sökmüş olduğunu sonradan öğrendim… Sonra Eminönü’nden vazgeçmişti yorgundu. Whatsapptan sorduğum soruya birlikte oturalım diye yanıt vermişti…

19:34te yanına varmıştım ve yine şarjı yoktu…………. Neyse ki son attığı story yüklenmişti! Tam şarjı biterken… Çok önemli lütfen ama!

Güzel zaman geçirmiştik, pide yedik. Çay içtik sohbet ettik. Gerçekten güzel bi gündü ama bugün bana “Ben sevgilimle eve çıkmak istemiyorum” dedi… Hiç unutmuyorum. Yine yapmıştı, beraber aldığımız bi kararı kendi başına değişmişti. Yine ve yeniden…!

Erken ayrıldık o gün. 21:54te “Evdeyim aşk” dedim, 22:04te “Bende aşk” dedi.

Bi kaç saçma muhabbet ve konuşmadan sonra;

Ben: “sana aşığıım laannnnnnn”
“B” :”Bende sana çooooook çooook çooooook aşığıııım çooook”
Ben: “offff özledim be”
“B” :”Bi şey sorabilir miyim”
Ben: “tabi”
“B” :”Sevgilim beni hangi anlamda özledin”
Ben: “her anlamda”
Ben: “bu nasıl bi soru ya”
“B” :”Güzel bi soru 😊”
“B” :”Neyini beğenmedin acaba 😀”
Ben: “ben seni hep yanımda istiyorum diyorum sen nasıl özledin hangi anlamda niye nasıl neden”
Ben: “her an özlüyorum seni”
“B” :”Benim canım sevgiliiim”
Ben: “kurban olduğumm”

Bu arada sonra yine saçma bi muhabbetle kan grubundan açıldı konu inanılmaz bi şekilde ikimizde birbirimizin kan grubu doğru bilmiştik. Onun A+ benim AB+ idi. Tabi benim kan grubumu kaskımdaki reflektif etiketlerden öğrenmişti orası ayrı 😀

Aynılarından alcaktı, bilmiyorum aldı mı… Bilmek isterdim…

“zaten sende A+ bi kadınsın :)” diye çok ince bi iltifat ettim “Yaaa 😍 ” diye karşılık aldım.

Mola vermem lazım ya, bilmek isterdim falan derken özlediğimi hissettim, sonra baş ederim sanıp bi cümle daha ekledim ama yok… Onsuz olmuyo hiç bişe… Hiç bişe yolunda değil… Bölüme sonra devam edicem…

“Defol hayatımdan der gibi, uzaklardan susar…
Geçimişi kusan, geçmişi yaşar…
Ve ben çoktan o sonsuz yolu seçmişim paşam…
Gariptir yaşam “O”nu elinden alıverir,
sonra sana kalem-kağıt, sayfalarca anı verir…”


Yazıyoruz işte…

“Hayatın bana öğrettiği tek şey adamsın; yavşak bile olsan, cebinde paran varsa…”

1 Hafta oldu ve ancak devam edebiliyorum… Hikayeyi bitirince kafayı yermiyim diye denedim, tahminen bittiğinde 1 hafta-10 gün gibi bi süre toparlanamam. Zaten hiç bi zaman tam anlamıyla toparlanamicam, hep izi kalacak…

En son “Yaaa” demişti… Bu arada hatırlatma geçeyim: Tarih 20 Ocak 2020

01:08de ben;

“Gerçekten”, “Sen harika bi kadınsın”, “Mükemmel birisin”

“Peki biraz daha açarsak”, “Neden ?”, “Mükemmel olduğumu düşünüyorsun” diye sordu. Bende “Bunun birçok sebebi var”, “Yüreğin temiz iyi niyetlisin her türlü durumu idare etmeyi biliyosun mesela” dedim. “Sende mükemmelsin” dedi. Değilim, ona da söyledim bunu ama inatla öyle olduğumu söyledi, benim gibi anlatamadığını söyledi.

“Bazı şeyler vardır sadece öyledir. Anlatılmaz”, “Anlatamazsın, kelimeler yetmez” dedim.

“Mutluyum seninle biliyorsun dimi” dedi ve şöyle devam etti konuşmamız:

Ben: “Öyle mi”
“B”: “Gerçekten”
Ben: “Bende seninle çok mutluyum aşkım”
Ben: “En güzel yanı da ne biliyo musun”
“B”: “Neymiş”
Ben: “Sorunlarımızı insan gibi oturup konuşarak çözebilmemiz anlaşabilmemiz”
“B”: “Sen çok iyi bir anlatıcısın”
Ben: “Teşekkür ederim 🙏”
Ben: “Objektif olmaya çalışırım genelde”
Ben: “Empati yaparım”
Ben: “Bi şarkı atcam dinlermisin şu an benden sana gelsin”
Ben: “Belki biliyosundur ama dinlemeni istiyorum”
“B”: “Dinlerim aşkım”
“B”: “Ama uyuyabilirim dinlerken”
Ben: “https://youtu.be/t4UdbmfIFAc
Ben: “Hareketli Aşkım”
“B”: “Dinledim”
Ben: “Biliyorum beraber dinledik”
Ben: “Ne düşünüyosun”
Ben: “İçimi deliyor hasret, çok acıtıyor
Söyle yapmasın
Bir de gülüyor içinden
Kendini bana vurdurtmasın

Bir bilsem sen de kızıyor musun?
Yoksa gezindin mi kalpten kalbe?
Sorgularım seni yanıltmasın
Sana iltimas bitmez bende

Yak söndür, sormam maksadın ne
Sağ olsun canın, durmam üzerinde
Yak söndür, sormam maksadın ne
Son bulsun hayat, bela gözlerinde…”
“B”: “Sana iltimas bitmez bende 👍🏻”

Ben :”Seni seviyorum 😘”
“B” :”Bende seni seviyorum ❤”
Ben :”https://www.youtube.com/watch?v=YqNqw4o-JBY
Ben :”mood :)”
“B” :”Yaa 😀”
Ben :”Ve her şeye tepki diye dünyaya gelmişsin
Nasıl zarafet Allah’ım çok güzelsin
Biraz kusur be bari olan var olmayan var
Ayarı yok harbi, kırk yılda bir gibisin”
“B” :”Güzel şarkı sevgilim”
Ben :”sana yetersiz”
Ben :”bu sözler bu kelimeler bu şarkılar”
Ben :”herşey yetersiz”
Ben :”seni anlatmaya yetecek hiç birşey yok”
Ben :”ne seni ne sana olan sevgimi”
“B” :”😍😍”
Ben :”https://www.youtube.com/watch?v=QVCrH-CDl_o
Ben :”Derine, derine, daha derine… ADINI KAZI DERİME…”
“B” :”Yaa aşkım”
Ben :”çek vur hançeri teslimim ellerine…”
Ben :”https://www.youtube.com/watch?v=_fTE4NFEPI0 😀”
“B” :”😀😀”
“B” :”Uyuycaaan m”
Ben :”Hoşunamı gidiyor? Beni sinir ediyor…”
Ben :”😀”
Ben :”peki sevdiğim”
“B” :”Seni çok seviyorum.”
“B” :”Erken uyu”
Ben :”seni çok seviyorum iyi uykular canımın içi iyiki varsınnnnnnnnnnnnn canımın en en en içiii”
“B” :”😍😘😘”
“B” :”İyi gecelerr”
Ben :”😘😘”
Ben :”:)”

O gece uyuyacaktım, bişeler gördüm sinirim bozuldu uyuyamadım. Burayı şimdilik geçiyorum. 08:34te aradım onu uyandırmak için, Uyandığından emin olduktan sonra “Sen şimdi uyandın mı?” dedim “Evet” dedi. “O zaman benim güneşim şimdi doğdu” dedim, “Aaa” dedi ve güldü. Bu sefer “Seni çok seviyorum” dedidiğimde aldığım karşılık sadece “Bende” oldu…

Şu sinirlendiğim konu bi motovlogda yer almış olması ve o videoda adım adım evinin belli olmasıydı… Biraz konuştuktan sonra saldım ama içim içimi yedi hep bu konuda…

Uyandığımda canım sıkkındı, çünkü uyanır uyanmaz videoya baktım ve hala duruyodu. Canımın sıkkın olduğunu anladı konuşmamdan ama bundan olduğunu anlamamıştı. Zaten beni hiç anlamamış… Ben onu hesapsız, kitapsız sevdim. O tam tersini düşündü hep…

“Gezdim seni sokak sokak,
Valla’ yok hesap kitap…
İçimde avaz avaz,
Yan yan yan benimle!
Uzun yola gider gibi,
Bakma öyle yüzüme…
Aman cancağazım etme.
Sırtımda uzun hırka gibi gece,
Yârenlik etmez kaytarır hece,
Hatıra oturmuş kalkmaz hâlden anlamaz!
Derya deniz düşünce…”

Neden canımın sıkkın olduğunu öğrenme konusunda ısrar etti, “Ben söyledim zaten” dedim. “Ha bu konu” dedi sanki halletmişizde ben takılıyormuşum gibi… “Kısıtlanıyorum” dedi???

Ben :”Ne alakası var ya”
“B” :”Fikirlerim düşüncelerim her anlamda kısıtlanıyorum”
Ben :”Bir videoyu kaldırtmanı istedim diyemi”
“B” :”Sen kaldırmamı istedin ve bende beni rahatsız etmediğini söyledim”
Ben :”Tamam karışmıyorum git bi kaç video daha çekin beraber. Bu sefer daireyi de koysun videoya..”
“B” :”Offf”
Ben :”Tamam ya cidden karışmıyorum”
“B” :”Neden küçüçük meselelerin kendini ve bizi huzursuz etmesine izin veriyorsun”
Ben :”Konuyu kapatır mısın”
“B” :”Kapattık zaten de”
“B” :”Benim sorduğum soru başka”
“B” :”Neyse”
“B” :”Akşam için var mı bi planımız”
Ben :”Henüz yok”
“B” :”Görüşecekmiyiz”
Ben :”İstiyorsan”
“B” :”sen istemiyor girişimde sanki”
“B” :”Ben istemeden kızdırmışım seni sanki”
“B” :”Şey yapalım önce ben bi eve gideyim”
Ben :”Ben sana kızgında olsam yanımda ol isterim”
Ben :”Her zaman bu”
“B” :”😘😘”
Ben :”Seni çok seviyorum 😞”
“B” :”Aşkım bende seniii çok seviyorum çoook çok”

Bi kaç saat sonra “Napıyosun” dedim, eve gitmek için hazırlanıyodu ve 19:35te “Evdeyim” dedi. “Göğsünde uyumayı dünyanın en rahat yastığına değişmem” dedim, “Bende değişmem sevgilim 😍” dedi. Değişiliyormuş demekki… Çok basit bi şekilde değiştin ya hani sen… Telefon ettim biraz konuştuk “Hava çok soğuk bugün buluşmasak mı?” dedi. Akşam planımız var mı diye soran oydu davetkar bi dille…

Eve gitti, pijamalarını giydi, yemeğini yedi, kahvesini içip, dizisini izledi, ara ara da olsa yazıyodu bana… 21:07de aradım. Çünkü görüldü atmıştı bana ve 5 dakka geçmişti… “Aşkıııım tam yazıyodum” dedi… Durumu tartıştıktan sonra kıvırmaya çalıştı ama beceremedi, “Sen bana bu yüzden kızıyo musun” dedi… Görüldü attığı mesaj için “Görmedim” dedi… Biraz konuştuktan sonra “Sabah yaptığın şey canımı sıktı” dedi. Sonrada “Ben kapatmaya çalıştıkça konuyu açıyosun” dedi. Kendi açtı konuyu… Ve yine konu o video ya bağlandı… Tekrar açıkladım bu durumun beni rahatsız ettiğini “Ne olacak” diye tepki verdi… Kendisi rahatsızlık duymuyomuş… “Özür dilerim seni düşündüğüm için” dedim. “Ben kendimi düşünebilcek yaştayım” dedi. Bunu çok kez anlattım, kendini düşünemeyecek olduğun için değil seni sevdiğim için dedim. Anlamadı. “Tamam” dedim. Tekrar anlatacak halim kalmamıştı…

“Senden bişe rica edebilirmiyim?” dedi, “Evet” dedim. “Benim hayatımdaki en önemli kişi sensin, kesinlikle sensin. Senden daha özel biri benim için yok. Bu çok net ama benim hayatım senden ibaret değil. Sen hayatımın merkezindesin ama onlarda olucaklar” dedi daha önce bana “Beni hayatının merkezine koyma” diyen kadın…

Sustum… Ben onu böyle severken düşünürken bunu böyle yorumlaması beni derinden yaraladı, sadece sustum. “Bi şey söylemicekmisin?” dedi “Aynı şeyleri tekrar konuşmak istemiyorum” dedim. “Tamam o zaman kapatıyorum, görüşürüz.” dedi.

21:26da mesaj attı bana “Sen susunca ben çok sinirleniyorum.” dedi. “”KÜÇÜCÜK” diye bahsettiğin şeyleri sırf ben istediğim için yapmadığını görüncede ben sinirleniyorum.” dedim bende. Sadece “🤷🏻‍♀” emojisini yolladı…

Sonra “dizi bitince haber verirmisin” dedim aramak için. Biraz konuştuktan sonra beklemeye geçtim “Bitti” dedi.

“ne bitti” dedim, kan beynime çıkmıştı. Başımdan aşağı kaynar sular dökülür gibi yanmaya başlamıştım.
“Dizi” dedi…
“o zaman öyle yaz”,”o kelimeyi tek başına kullanma bana” dedim, sinirlenmiştim, ödüm kopmuştu tam anlamıyla. Manyaktı yapardı öyle şeyler. Kafasında kurup, düşünüp pat diye bitti diyebilir, ilişkimizi bitirebilirdi. 2 gün sonrada tam olarak öyle yapmıştı zaten…

“Ya tamam”, “Tmm sevgilim” dedi. Bende aradım. Aramak için dizisinin bitmesini bekliyodum…

22:53te aradım. Bi logo tasarlamam gerekiyodu müşteri için ama hiç fikrim yoktu, bunu konuştuk biraz, sonuç çıkmadı… “Benim önce zihnimi boşaltmam lazım” dedim. “Vidyo meselesi mi?” dedi, “O da var…” dedim… “Ben kendim halledicem onu” diye ekledim…

“Yanımda olsan daha iyi olacağını biliyosun dimi” dedi, “Muhtemelen”, “Sen beni 1 saniyede sakinleştirebilen tek insansın” dedim… Sonra acemi motosiklet sürücülüğü üzerine konuştuk, hiç bi zaman takmadığı tavsiyelerimi verdim ona… Sonra arkada çalan şarkıyı söyledim “Serenat mı yapıyosun” dedi. “Evet” dedim, “Banane ben uzaktan serenat kabul etmiyorum” dedi, “Tamam geliyorum” dedim, “Ama şey, gelme komşular falan rahatsız olur” dedi… Yarın görüşmek için sözleştik… “Şu an böyle durgun olmanın en büyük nedeni ne doğru düzgün cevap ver” dedi. Bende anlattım ve en büyük neden olarak vidyoyu gösterdim. Gerçekten öyleydi, kafama takmıştım. Detaylıca anlattım yeniden… Uzunca… Adresinin nasıl kolayca bulunabileceğini anlattım…

Kısıtlanmış hissediyomuş kendini… Böyle basit bişe istedim diye… “Sen öyle düşünüyosan diyecek bişeyim yok” dedim. Konuyu kapatmak istedim. Bu konuşmada birinin kendini Beşiktaşa davet ettiğini ve bana sormadan benim hayır diyeceğimi düşünerek gelemem demiş olduğunu öğrendim. Halbuki sorsa evet deme ihtimalimde vardı. Kendisi beni kafasında kalıplaştırıp, beni kötü ve olumsuz olarak gösteriyodu kendine… Artık bende “Karışmıyorum sana ne yaparsan yap, istediğin yere git, istediğinle görüş” dedim. “Hayır ben böyle istemiyorum” dedi… Yahu sen ne istiyosun?

“Bi insanı kısıtlamazsan o insan sana asla yanlış yapmaz” dedi kendisi için… Bu cümleyi unutmayın hikayenin sonunda lazım olacak… Öyle bi yanlış yaptı ki… Teşekkür ettim böyle düşündüğü için “Ben seni hep düşünüyorum” dedi… Yalan… İnanmıyorum artık…

“Her an her zaman birlikte olcağımız günlerde gelcek hatta benden sıkılıp bi git diceğin günlerde gelcek” dedi. “Ya olmazsa” dedim tekrar tekrar “Olucak!” dedi bi kaç kez böyle atıştıktan sonra özlemimi dile getirdim… Onu kaybetmekten korktuğumu ve kıskandığımı anlattım… “Bazen o kadar hoşuma gidiyoki kıskanman, bazen de korkuyorum. Kısıtlanmaktan korkuyorum, ben neden böyle bi ilişkiye girdim. Hazır değildim” dedi. “Ben hazır mıydım, değildim ama bi anda hazır oldum” dedim. “Pişman mısın?” dedi “Hiç değilim!” dedim. “Pişman olursan söyle” dedi. “Neden” dedim “Söyle işte” dedi. Bende “Zamanlaman o kadar kötü ki ben şunu anlıyorum; ‘Ben neden onlayım’ diye sorgulamaya başlarsan söyle bende sorgulayayım, ben zaten fırsat arıyorum, ayrılalım diye düşündüğünü anlıyorum” dedim. Cidden öyleymiş. Sesi kısılarak “Öyle değil” dedi. Ama öyleymiş… “Zorla yanımda olma” demek istemiş… “Ben seni zorluyo muyum?” dedim. “Gerçekten seninle mutlu ve huzurlu olduğum için senin yanındayım” dedi. Biz bunları konuşurken arkada çalan şarkı geleceği görür gibi:

“Birden ay ışığını kesti,
bir de sen çok değiştin.
Yaşananlar hiç yaşanmamış gibi,
söylenenler hiç söylenmemiş gibi…
Bir de sen karşıma geçtin,
başka biri var, biri var dedin!…
İnanamadım bittiğine,
inanamadım gittiğine…”

Biraz konuştuktan sonra vidyoyla ilgili içimde kalanları söylemek istedim ve konuştuk. “Aşkım, şöyle bişey var biz burdan taşıncaz” dedi. Konuşma biraz daha sürdü. Biraz tartıştıktan sonra ” Ben seni çok iyi anlıyorum” dedi. Konuşmanın 65. dakkasında “Tamam ben bu vidyoyu kaldırtıcam…..” derken gurur yapıp “Hayır kaldırtma” dedim yinede kaldırtacağını umuyodum. “…ama sonra kendimi mutsuz hissedicem” diye bitirdi cümlesini. “Kendime verdiğim sözleri tutamamış hissedicem” dedi. “Kaldırtma” dedim içim yanarak. “İstemiyorum artık, bi önemi kalmadı. Kendimi koca bi gün boyunca değersiz hissettim artık anlamı yok kıymeti yok çok önemli değil” dedim. “Ama aşkım…” dedi, “Tamam önemli değil” dedim…

“Hani insan kendiyle konuşurda…” dedi ve ben devamını anlayıp “Bende kendime milyon kez kimseye iyi niyet gösterme dedim ama lanet olsun yapamıyorum. Bunun suçlusu kim? Benim. Kimseyi suçlamaya gerek yok, ama sen kendine günah keçisi arıyosan o başka” dedim. “İnsanlar insanların değşmesinden hoşlanmaz…” diye başayıp konuyu psikolojiye bağladık…

Bazen hala berabermişiz gibi geliyo biliyomusunuz… Çok zor her ayrılık zor… Sevgiyi bitirmek, içine işleyen ‘o’ nun oluştuğu büyük yerin o gidince oluşturduğu boşluk ancak ‘dipsiz kuyu’ diye tanımlanabilir…

Sonra konuşma regl gecikmesine bağlandı… Son sevişmemişden önceki seferde hap alcam demişti, almış. “Hamile miyim yoksa” esprileride böylece başlamış oldu. “Bazen herşeyimi bilmen beni korkutuyo” dedi. “Neden” dedim. “Çünkü sen çok hassas bi insansın” dedi. Bunu bile bile yaptın ya hiç bişe demiyorum sana ben…

“Ben senin her şeyini takip ederim, sadece sen yanımda ol yeter” dedim. “Biliyorum” dedi… Biraz daha konuştuktan sonra “Bu arada izin de silinmeye başladı” dedim, ilk sevişmemizden kalan boynumdaki izi kast ederek… “silinmez yaa” dedi. “Silindi işte, demekki daha derine yapcaksın, gerekiyosa ısırıcaksın kanatacaksın ama kalıcısını yapcaksın” dedim. “Kıyamam” dedi. Gerçekten ondan bi iz taşımak hoşuma gidiyodu, bilmezdim içimde kalıcı iz bırakacağını…!

“Bilmezdim bu derdin, seni yolundan,
Beni solumdan, edeceğini.
Bilmezdim en sessiz yanımdan,
Yağmuruna kan terleyeceğimi.
Bilmezdim çok yanlarımın,
Az yanımla, yetineceğini.
Uzaklarımın, yakınlığım,
Yakınlığımın uzaklara gönül vereceğini.”

ve

Yoksa küs müsün bana?
Dilime ikâmet edenim.
Dargınsak eğer,
Üç günü geçeli aylar oluyor haberin olsun.

Ve bu ara yanık kokulu rüzgarlar çarpıyor yüzüme.
Beni soluğumdan tutuyor üşümelerim.
Boğazıma yapışmış sıtmalı kelimeler.
En yakın sağda park’a çektiler kendilerini.
Söz dinlemez oldu sözler.
Adına sır diyorlar sevmelerin.
Gürültülü harflerin sükûta izdivaç ediyorlar.
Mahrem duygularını telveye terk ediyorlar hani.
Yorulmadın mı dilimden sessiz çığlığım?
Senin yerin dağınıklığım,
Toparla kendimi…

Neyse, inanmıştım… “Seni çok seviyorum” dedim. “Bende” dedi… Ve o lanet kedisi odasına gelmişti “Gel aşkım” dedi. Başka bi varlığa “Aşkım” diye hitab etmesi beni çileden çıkarıyodu… Ayrıca yeri gelmişken lezbiyen olmayan kadınların birbirine Aşkım demesini sikim! Bi erkek erkeğe dese? Sonra eşitlik diye yırtınırsınız… Gerçekten bunu düşünebilen kadınları tenzih ediyorum… Hatta kadınların sevdiği her boka Aşkım demesini sikim…

Ben özlemimi anlattım “öpmek koklamak istiyorum, sensiz olmaya hiç tahammülüm yok” dedim. “Doğrudur. Birini sevmek böyle bişey” dedi kısı bi ses tonuyla… Aslında sevmediği o kadar açıkmış ki, anlamamışım… Benim gerçekten sevdiğimin bilincinde olup beni sevemediğini bi kere daha fark ettim bu hikayemi yazarken…

Bu konuşmada üç yada dördüncü buluşmamızda bana aşık olduğunu anlattı… İlişkimiz biterken… Bende bastırdığım duygularımdan bahsettim. “Seni kaybetmemek için yapamicam şey yok, seni gerçekten çok seviyorum” dedim, “Bunu zaten çok iyi biliyorum. Hep diyorum, ‘Murat beni gerçekten seviyo’ evet ben seni seviyorum ama senin beni seviyo olman benim için gerçekten çok önemli” dedi. “Bazen çok emin oluyorum bezen kafam soru işaretleriyle doluyo” diye ekledi. “Kafanın içindeki her türlü soru işaretini, küçük-büyük hepsini bilmek istiyorum” dedim, “Şu anda yok” dedi. “Olduğu zaman sor, kafanda bekletip kendini yorma lütfen sor” dedim. “Tamam hayatım” dedi. Açık konuşmak gerekirse burdaki ‘hayatım’ kelime çok ama çok hoşuma gitmiş, beni çok mutlu etmişti nedenini bilmiyorum ama bunu yazarken aynı heyecanı yeniden yaşayacak kadar mutlu olmuştum. Acısıyla tabi…

Duş alması gerektiğini ve üşendiğini söyledi bende “Peki şu an napim” dedim. “Beni al duşa götür” dedi. “Yemain ederim yanında olsam seni kucağıma alır duşa götürür hatta yıkardım” dedim. “Seni çok seviyorum” dedi. “Bende seni seviyorum, bana hiç tatmadığım duyguları tattırıyosun” dedim. “Abartma, ben sorunlu manyak insanın tekiyim ya” dedi. “Sen benim için dünyanın en güzel insanısın” dedim. “Şimdi sana bişe göstercem” dedim ve Türkiye güzeli olarak ciddi dereceye girmiş bi kadın arkadaşımın resmini gönderip ” Şimdi bu kadın sence nasıl güzel mi çirkin mi?” diye sordum. “Bacakları güzel, yani çirkin değil hatta güzel” dedi. “Bu kim biliyomusun?” dedim, “Kim” dedi ve ben arkadaşım olduğunu ve Türkiye güzeli olduğunu söyledim. Biraz kıskanmış olacakki “O kadar da güzel değil” dedi. Bu kişinin beni davet ettiğini ve o akşam onunla olacağım için reddettiğimi anlattım, ilgimi çekmediğinden bahsettim. “Deliyim, manyağım, çirkinim falan diyosun ya, o bana öyle gelmiyo işte. Sen bana kainatın güzelisin. Sana bütün dünya çirkin desin sen bneim gözümde dünyanın en güzel insanısın anlıyomusun?” dedim. “Anlıyorum” dedi kısık bi ses tonuyla muhtemelen kızarmıştı. “Bütün sorunlarınla olduğun gibi seviyorum seni” dedim. “Çok kilo aldım” dedi. Ben fark etmedim. Çünkü kilosuyla ilgilenmiyodum, onu gerçekten seviyodum. “74” dedi. Daha önce bana 75 olduğunu söylemişti, salak kilo vermiş ama kilo aldığını sanıyo… Arkadaşı kilo aldın demiş… Yani benim lafımdan önemli onun dediği…

Bende o arkadaşının sevgilisi olmadığı için kıskandığını söyledim. İnatla arkadaşını savundu… “Kötü niyetli değil” dedi… “Benim yeşil fularım sende mi” dedi, geri istedi. “Vermem, hatırası var” dedim. Yenisini almayı planlamıştık. “Ama kullanmaya kıyamayabilirim sen aldığın için” dedi. “O zaman benimde niye geri vermediğimi anla” dedim. Sonra banyoya girmek üzere kapattı telefonu.

2 saat 10 dakka konuştuk…

Saat 00:47de kapattık telefonu.

Saat 1:20de “aşkııımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm” yazdım ona… “duş aldınmı” dedim.

“Alıcam” dedi. “yarım saattir napıyosun” diye sordum. “İşlerim. Vardı aşk” dedi. Bana telefonu kapatırken “şimdi ben kalkıp emin adımlarla duşa yüricem” demişti. O gece bi işlem için bi kimlik bilgisine ihtiyacım vardı ve bunu ona söyledim, bana kimlik fotoğrafını attı. Ben işlemi yaparken o duşa girmişti. İçimden gelerek ona “sen benim aşkımsın kadınımsın herşeyimsin biliyosun dimi” dedim. duştan çıkıp “Biliyoruuum 😍 sende benim herşeyimsin” dedi. “sıhatler olsuunnnn aşşşşkıııımmmmmmmm” dedim.

Sonra biraz konuştuk ayrı eve çıkmayı falan… “Heyecanlanıyorum, Hemen olsun istiyorum, ben hiç bişe düşünmeden sana sarılmak istiyorum” dedim. “Bununda farkındayım”, ” Bende çok istiyorum ” dedi…. “Ama zaman” diye ekledi. “😞 Geçsin o zaman yeter” dedim, “Geçecek😍” dedi. “Benim canım sevgilim 🥰” dedi. Alakasız bi konuya döndükten sonra alakasız bi şekilde “Ve sen çok güzelsin 😍”, “Ama çok” dedim. Bunlar iltifat falan değildi, içimden geçenlerdi… “Bak böyle sürekli iltifat edersen şımarırım”, “Çok şımarırım 😜” dedi. “Biliyorum 😃”, “Ama şöyle bi detay var”, “Bu iltifat değil gerçek”, “Sadece olanı söyledim gördüğümü” dedim. “😍😍” diye karşılık verdi.

“Peki ya benim sende görüpde anlatamadıklarım”
” İçimi eriten gözlerin❤”
” Napcaz onları” diye sıraladım mesajları. Hoşuma gitmedi değil aslında gerçekten içim kaynamaya başladı… Yanımda olsa muhtemelen aşırı sevgiden ısırırdım…

“Senin gözlerin farklı mı sanıyosun ☹”
“İçinde kayboluyorum lan 😞”
“Çok güzeller”
“Bakmaya doyamıyorum❤” dedim.

“Bunlar hep aşktan 😍”, “Seni çok seviyorum çok” dedi. “Bende seni çok ama çok ama çok seviyorum aşkım” dedim.

“Seni çok seviyorum ve çok özledim net”, “Ve senden asla sıkılmayacağım asla bıkmayacağım” dedim biraz boş laftan sonra… Sizi sevmeyen, istemediğini söyleyen birini bırakmamak mümkün değilmiş…

“Asla mı” diye sordu ” gün sonra beni terk edecek kadın…

“Asla”, “Sen beni sev yanımda ol ben senden bıkmam”, “Aşkım benim uyudunmu”, “İyi uykular aşkım iyiki varsın kurban olduğum seni herşeyden çok seviyorum kendimden bile çok seni seviyorum ve seni o kadar çok seviyorum ki anlatamıyorum hatta biraz bile kendimi seviyosam seni sevdiğim içindir sonuç olarak seni çok seviyorum aşkım sana aşığım kadınım 😘😘” diye yazdım uyuyakaldığını düşünüp.

Sabah 10:59da “Sen ne yaptın Ya böyle bu Nası bişey 😍😍” diye karşılık vermiş hayatımı altüst eden kadın. Tabi 20 Ocak 2019 olmuştu tarih bu arada…

(DEVAMI)