Bir dolandırıcılık hikayesi: MİGROS

Herşey koronavirüsün Türkiye’de ortaya çıkmasıyla başladı. Ben haftalarca herkes gibi dışarı çıkmadığım için farklı uygulama ve sitelerden sipariş vererek gıda ve diğer ihtiyaçlarımı karşılamaya çalışan MİGROS adlı organize dolandırıcılık örgütünün ağına düşmüş biriyim. Kullandığım diğer uygulama ve sitelerde yoğunluk olması ve sipariş almamaları nedeniyle MİGROS Hemen uygulaması üzerinden sipariş verdim. Tarih 30 Mart’tı.

Sipariş verdiğim ürünlerin içinde “Domates 1 KG Paketli” adlı ürün olmasına rağmen bana bilgim dışında bunun yerine nüşambaya doldurulmuş tartı etiketi olayan birşey gönderildi. Üstelik 100 gramdan fazla eksik. Bunu herkese yaptıklarını bir düşünün? %10 minimum fazla kazanç! Bu durumu bildirmek ve hakkımı aramak için müşteri hizmetlerini arayıp muhatap bulamadıktan sonra, hiç bir işe yaramayan SİKayetvar.com adlı boktan site üzerinden de şikayet yazdım. Geri dönüş yapmaları tam 2 hafta sürdü!

Her ne kadar dolandırılmış olmanın verdiği sinirle arayan kişiye kinimi kusmuş olsamda pozitif yaklaşımı ve ses tonu sinirim geçtikten sonra bir şans daha vermeye itti beni. KESİNLİKLE PİŞMANIM! 16 Nisandı sanırım arama tarihi ve akşam saatlerinde bir sipariş daha verdim.

Ne hikmetse diğer ürünlerin hiç birinde sorun yokken bu sefer yine aldığım domatesler paketli değildi. Ayrıca 2 KG olması gereken domates bu sefer 1500 gramdan daha azdı. %25 fazla kazanç! Siparişimin geldiği MİGROS Eltes Hemen mağazasını aradım ancak telefona bakan olmadı. Yine zorla ulaştığım müşteri hizmetleri sorunu yarın çözecekleri şubenin kapandığını ancak bilgi verildiğini söyledi. Ve yaptığım sonraki aramalarda da bana yine çözüm üretilmedi. Bu sırada getirildiği gibi duran domatesler çürüdü ve küflendi. Az önce hepsini çöpe attım.

Bir daha MİGROS un önünden bile geçmem! Çevremdeki kimseye hiç birşey aldırmayacağım. Sizde bu açık dolandırılıcılığı protesto edin. MİGROStan alışveriş yapmayın! Evet bu açık eylem çağrısıdır! MİGROSa muhtaç değiliz! İnsanlar sokağa çıkamıyor, aldığı ürünü güvenip tartmıyor diye dolandırılmayı hak etmiyor! İnandığın varlık her neyse belanı versin MİGROS!..

Ağladım

Sonunda daşardım… Bir kaç damlada olsa ağladım… İçtim. Sarhoş oldum. Ağladım. Kendime, geçmişime, geleceğime… Hepsine ağladım bu gece…. Aslında yazmayacaktım. Değerli bi arkadaşım sayesinde yazıyorum bu satırları…

Gözlerimi ve diğer duyu organlarımı zor kontrol ederken yazıyorum size. Hıçkıra, hıçkıra ağlamak isterdim. Olmadı yine… Ben artık eminim hayatımda hiç bişey düzgün olmayacak. Ben bu lanet yere dünya dediğiniz bok çukuruna dert çekmeye gelenlerden biriyim. Sadece dert, tasa… Ne dostum var ne arkadaşım… Yapayalnız çekip, siktir olup gideceğim işte… Hatalarım var, yanlışlarım var. Farkınfayım. Ama ben bu kadarını hak etmedim. Hani tanrı kimseye kaldıramayacağı yükü vermezdi? KALDIRAMIYORUM ARTIK! Çekemiyorum çıkarcı insanları, bencil yaratıkları… Herkes sadece kendini düşünür olmuş. Bir ben miyim kendinden başkalarını da düşünebilen? Bilmiyorum. Daha rast gelmedim karşısındaki insanı düşünebilene…. Şöyle ki her ağladığımda yada denediğimde bu yazıları sürdüreceğim… Kafam karışık. Alt üst. Affına sığınarak yazıyorum bu satırları. İnan kolay değil, dah büyük acılarda var ama inan bu da kolay değil…